Ana Sayfa Hakkında Forum Ziyaretçi Defteri Facebook Twitter Instagram İletişim

Şeker Kız Candy

Yeniden Umut - X. Bölüm

Siteye Eklenme Tarihi: 16.09.2015

YENİDEN UMUT

X. BÖLÜM

     Sabah olmuştu, yağmur sonrası gökyüzü berrak ve masmaviydi. Güneş gülümsüyordu, yağmur kokan şehrin sokaklarına.

     Albert hastanenin önünde bekliyordu. Başını yasladığı camdan güneşin berrak ışıkları sızıyordu. Hiç uyumamıştı. Bütün gece burada beklemişti. Yanlış anlaşılmaktan korktuğu için Candy'nin yanına gitmekten vazgeçmişti. Gidip gitmemekte hâlâ kararsızdı. Ve kararını verip şirkete döndü. Daha sakin düşünmeliydi. Candy ile başka yerde buluşmak daha iyiydi.

***

     Candy’nin yüzü uykusuzluktan şişmiş, gözleri ise kıpkırmızı olmuştu. Son bir kez daha aynaya baktı. Üniformasını düzeltti ve yanağına küçük bir tokat atıp "Candy kendine gel, her şeyi unut ve işine bak" demek istiyordu ama bunu yaparak toparlanamayacağını biliyordu. Yine de "Dik dur Candy, doğru bir haber olmadığı er geç ortaya çıkacaktır." dedi içinden ama Müdür Bey’in, hemşire arkadaşlarının ne düşüneceklerini merak ediyordu. Daha önce zor ikna etmişti onları. Candy yine de zor bir gülümseme ile çıktı odasından. Güçlü olmalıydı. Ne olursa olsun her zaman mutlu olmalıydı Candy. Acaba böyle bir dedikoduyu kim çıkarmış olabilirdi diye düşünerek yürüyordu kalabalıklaşmaya başlayan hastanenin koridorunda...

***

     Terry öğlen güneşinin ısıttığı Chicago sokaklarında yürüyordu. Paltosunu çıkarıp koluna attı. Albert'in durumunu öğrenmişti gazetelerden. Yanına gitmek istiyordu ama önce sakinleşmeliydi.

    "Doğru olamaz! Ne Candy ne de Albert bu ihaneti yapacak insanlar değil! En çok değer verdiğim iki insan… İnanmam!"

     Terry bu düşünceler ile kalabalığın ortasında durdu. Yolun kenarına geçip bir araba aradı gözleriyle. Görünürde araba göremeyince kalabalıklar arasında yürümeye devam etti.

***

   Susanna ile oturmuş ve onu teselli etmeye çalışıyordu Emma. Terry'nin haber vermeden şehirden ayrılmasına çok içerlemişti Susanna. Kimseden öğrenemedi nereye gittiğini ama tahmin ediyordu.

     Susanna dizlerindeki battaniyesini elleriyle sıkıyor, buruşturuyordu sıkıntıdan.

     - Ona gitti.

     Emma:

     - Efendim?

     - Candy'ye gitti, biliyorum.

     - Dün kuliste duyduğumuz kız mı?

     Susanna nefes alamıyor gibiydi. Kuliste dedikodular çıkmıştı, herkes Terry ve eski sevgilisi Candy'den konuşuyordu. Susanna'nın onları ayırdığı dedikoduları canını çok sıkmıştı.

     - Nereden çıktı bu söylentiler? Candy'yi kimse bilmiyordu.

    Emma yana düşmüş siyah uzun saçlarını elleriyle toplayıp arkasına attı. Sonra koltuğuna yaslanıp duyduğu keyfini belli etmemeye çalışarak:

     - Terry bahsetmiş olabilir mi?

     - Mümkün değil. Terry konuşmaz bile kimseyle.

     Susanna'nın annesi elinde ilaçlar ile içeri girdi.

     - Susanna, bugün ilaçlarını içmemişsin. Lütfen ihmal etme!

    Susanna ilaçlarını içerken Emma da "Terry gerçekten Candy'ye mi gitti? Unutamadı mı hâlâ?" diye düşünüyordu.

***

     Annie Patty'yi beklerken, Patty'nin babaannesi ile hoş bir sohbete dalmışlardı.

     Patty'nin babaannesi;

     - Lütfen bir kahvemizi iç Annie. Patty'nin hazırlanması bir saat sürer, dedi küçük bir kahkaha atarak.

     Dorothy:

     - Elbette!

     Deyip mutfağa geçti.

     Annie Dorothy'i tanır gibi oldu ama çıkaramayınca tekrar büyükannesine dönüp sohbete devam etti.

***

   Terry hâlâ yürüyordu yorulduğunu bile hissetmeden. Hâlâ kafasında binbir düşünce ve soru… "İnanmıyorsam neden bu kadar gerginim? Neden?" diye soruyordu.

     Terry tekrar bir araba bulabilmek için durup etrafına baktı. Yolun ortasında olduğunun farkında değildi. Şiddetle çalan kornayla irkildi ve üstüne hızla gelen arabanın şokuyla olduğu yerde kalakaldı.

***

    Elroy Hala ve Bayan Leagan Adley malikânesinin bahçesinde yürüyor ve Albert ile Candy hakkında konuşuyorlardı.

     Elisa ve Neil da balkondan onları seyrediyorlardı. Elisa balkon parmaklıklarına yaslanıp Neil’a döndü.

     - Bak kardeşim, Candy bu sefer fena sıkıştı. Elroy Hala çok kızgın.

     Neil:

     - Albert artık koruyamaz!

     - Herkesin gözü onların üstünde olacak.

     Neil:

     - Candy'yi koruması yanlış anlaşıldığı için mesafeli davranacak, dedi ve birlikte kahkaha attılar intikam almanın verdiği keyif ile.

***

     Candy sargı bezini sarıyordu sedyede oturan çocuğun bacağına. Çocuk bacağındaki yaranın verdiği acı ile durmadan ağlıyordu. Candy bitirip ayağa kalktı:

     - Acısı hiç dinmedi mi?

     Annesinin tesellisine hiç aldırmadan hâlâ ağlıyordu çocuk. Candy telaş içindeydi.

     Müşahede odasının kapısında Candy'ye seslendi sert bir sesle başhemşire.

     - Candy neden hâlâ ağlıyor bu çocuk? Sıkı mı sardın yoksa!

     Candy elindeki malzemeyi komodine bırakıp başını iki yana sallayarak;

     - Hayır efendim, çok özen gösterdim, dedi.

     - Peki neden hâlâ ağlıyor?

     - Bilmiyorum.

     - Aç sargıyı kontrol edelim.

     Başhemşire ile birlikte gelen hemşire her fırsatta Candy'ye bakıyordu. Candy ile göz göze geldiler. Candy “Haberi okumuş olmalı." dedi içinden.

     - Candy, tentürdiyot yerine başka ilaç sürmüşsün! Sızlattığı için acı veriyor çocuğa. Allah aşkına aklın nerede?

     Candy mahcup bir ifade ile özür diledi. Başhemşire yeniden sardı ve sinirli bir tavırla çıktı odadan. Candy çocuğun önünde oturup tekrar özür diledi. Anlaşılan daha fazla devam edemeyecekti işine. Müdür Leonardo'dan izin almak için kalktı ve başıyla selam verip dışarı çıktı.

***

  Parkın ortasında küçük bir göl... Gölün ortasında ördekler yüzüyor ve dalga dalga halkalar oluşturuyorlardı. Candy ise bu manzarayı hayran hayran izliyordu. Bir an her şeyi unutmuş, bu güzel parkın zevkin çıkarıyordu.

     Annie ve Patty hastaneye gittiler Candy için ama izin aldığını öğrenince, "Bir sorun mu var?" diye sordular birbirine. Archie onları parktan alacaktı, oraya gitmeye karar verdiler.

***

     - Candy!

    Candy daldığı düşüncelerinden sıyrıldı Archie'nin sesiyle. Ayağa kalktı, arkasında duran Archie'ye şaşkınlıkla baktı.

     - Candy neden buradasın bu saatte? Dedi yanına gelerek.

     - İzin aldım.

     - Bir sorun mu var?

     Candy başını eğdi, derin bir nefes aldı. Olanları anlattı.

***

     Terry hâlâ şoktaydı. Omzuna dokunan elin sahibine baktı.

     - Terry, daha iyi misin?

     - İyiyim.

     - Hadi kalk öyleyse bir yerlere gidelim. Ya da en iyisi eve gidelim, daha iyi dinlenirsin.

     Terry ayağa kalkıp,

     - Bay Albert, gerek yok. İyiyim ben, dedi.

     - Hadi Terry, en azından bir kahve içelim...

     Bay Albert Terry'nin paltosunu banktan alıp arabaya bindiler. Albert Terry'de korkudan başka bir hâl olduğunu anlamıştı. "Onun için mi geldi acaba? İnanmış mıdır?" diye konuşuyordu içinden. Terry de aynı durumdaydı. "Sorsam mı? Ya doğru derse! Hayır, olamaz! Yalan olduğunu söyleyecek."

***

     Annie ve Patty, Candy'yi bulamayınca parka Archie'nin yanına geldiler. Konuşarak parkın kapısından girdiler. Candy ve Archie'yi beraber oturuyor gördüler.

     Patty:

     - Annie, Candy'ye sürpriz yapmak istiyorum ama galiba bir sorun var. Candy mutsuz görünüyor.

     Annie:

     - Evet öyle. Ama seni görünce eminim çok mutlu olacaktır.

     Beraber arkadan Candy'ye yaklaştılar. Patty naif ve heyecanlı sesiyle;

     - Candy!

     Candy Patty'nin sesini duyduğuna inanmamış gibiydi. Arkasında duran Patty'yi görünce ne yapacağını bilemedi. Bu kötü günde en iyi gelecek şeydi Patty'nin dönüşü... İki arkadaş uzun uzun sarıldılar. Üçü de bu güzel anı doyasıya yaşadılar. Saatlerce beraber göl kenarında vakit geçirdiler. Archie ise müsaade isteyip Albert'in yanına, durumu bir de ondan dinlemek için kalktı.

***

     Terry çay fincanını dakikalardır karıştırıyordu. Albert hemen mevzuya girip, bu konuyu burada halletmek istiyordu. Daha sonra da sabahtan beri aklını kurcalayan bir soruyu, “bu dedikoduyu kimin çıkardığını” öğrenecekti.

    - Terry, neden geldin diye sormayacağım. Belli ki sen de çıkan dedikoduları duydun. Kesinlikle yalan haber. Candy her zaman kız kardeşim gibiydi. Onun için de ben bir ağabey… Sakın bunlara inandığını söyleme.  Sence Candy böyle biri mi?

     Terry önüne eğdi başını ve içinden "Evet, Candy böyle bir kız değil. Belki de bu yüzden çok sevdim onu. Kendimden çok güveniyorum ona. Ama neden çok öfkeliyim?" diye geçirdi.

     Albert:

     - Terry!

     - Bay Albert, ben buraya Candy'yi merak ettiğim için geldim. Onu çok özledim.

     - Terry artık…

     Terry Albert'in sözünü kesti.

     - Biliyorum, artık ayrıyız ve öyle davranmam gerekiyor.

     - Evet Terry, Candy senin buraya onun için geldiğini öğrenirse umutlanır. Ve yeniden yıkılır.

     Terry başını bir türlü kaldıramıyordu. Elindeki kaşığı fincanın yanına bırakıp,

     - Haklısın, duygularıma yenildim. Çok özlemiştim ve merak ediyorum, dedi.

     - Candy iyi, tekrar hastanede çalışmaya başladı.

     Terry buna çok sevindi. Albert'in gözlerinin içine bakıp;

     - Çok kıskandım Candy'yi, dedi.

     - Demek ki hâlâ çok seviyorsun. Ama Candy'nin de kendine yeni bir hayat kurması gerekiyor. Mutlu olmaya hakkı var.

     Terry:

     - Elbette, bunu en çok ben istiyorum. Son bir kez Candy'yi görmek istiyorum Bay Albert. Görmeden gidemem.

     “Peki.” dedi Bay Albert.

     - Candy'ye görünmeden...

Devam edecek...

                                                                                                                                         Yazar
                                                                                                                                        "Bahar"


"XI. BÖLÜM"ü okumak için tıklayın...







Bu sayfa hakkındaki son yorum:
Yorumu gönderen: Terry-Candy<3, 16.09.2015, 22:36 (UTC):
Ve bu bölüm de harika olmuş. Sizin hikayelerinizi okudukça imreniyorum çünkü şu sıralar ilham perileri bana pek uğramıyor Bu arada umarım o 'candyye görünmeden' kısmı yaşanmaz

Yorumu gönderen: Bahar , 17.09.2015, 07:26 (UTC):
Terry-candy çok teşekkür ederim. Beğenmene çok sevindim . Ben de senin hikayelerini keyifle okuyorum ve sabırsızlıkla bekliyorum.

Yorumu gönderen: candy, 17.09.2015, 10:42 (UTC):
Çok güzeldi bu sefer 1000 kat daha fazla keyif aldım çok güzeldi

Yorumu gönderen: Bahar , 17.09.2015, 12:36 (UTC):
Çok teşekkür ederim Candy. Çok mutlu ettin.

Yorumu gönderen: batu, 17.09.2015, 16:31 (UTC):
okuyorum ş uanda CANDY : KENDİNE GEL ! HER ŞEYİ UNUT HHAHA

Yorumu gönderen: batu, 17.09.2015, 16:42 (UTC):
okudum ve bitti . hikaye yavaş ilerliyor betimlen iyiydi ama yazım yanlışların vardı :-

Yorumu gönderen: Bahar , 19.09.2015, 14:13 (UTC):
Batu teşekkürler...

Yorumu gönderen: Ebrar, 20.09.2015, 19:24 (UTC):
Uzun düşünmek uzun fikirler getirir. Uzun fikirler başarılı sonuçlar verir naşarılı sonuçlar da güzel duygular verir... Bu bölüm hariikayyyyyyyddıııııııı... Sonunda ağlayacak gibi olduğum zaman gözlerim buğulandı, kendimi tutamayacaktım. Ben Bahar ablaya inanıyorum, onun gerçek duyguları var. Ne zamandır siteye böyle birinin gelemsini bekliyordum... Sonunda bahar abla gibi duygusal birisi çıktı. Umarım hep yanımızda olursun Bahar abla

Yorumu gönderen: aYaĞmUr, 21.09.2015, 16:39 (UTC):
Umarım terryle karşılaşır candy. Bu arada çok güzel yazıyorsun.

Yorumu gönderen: Bahar , 21.09.2015, 19:23 (UTC):
Ebrar bu güzel yorumun için çok teşekkür ederim. Ben de senin yorumunu okuyunca çok duygulandım. İnşâallah hep sizinle olacağım.
Yağmur sana da teşekkür ederim.

Yorumu gönderen: KÜRT KIZ, 22.09.2015, 19:22 (UTC):
Çok gözel olmiş Valla ben beğenmişem . diğer bölümi bekliyer

Yorumu gönderen: Ebrar, 23.09.2015, 17:05 (UTC):
Sen de kimsen?

Yorumu gönderen: Bahar , 24.09.2015, 05:35 (UTC):

Yorumu gönderen: KÜRT KIZ, 24.09.2015, 18:22 (UTC):
benim adim elif soyadim aşivane

Yorumu gönderen: Bahar , 24.09.2015, 18:37 (UTC):
Memnun oldum Elif. Yorumun için teşekkür ederim.

Yorumu gönderen: KÜRT KIZ, 24.09.2015, 18:42 (UTC):
önemli değil forum varmiş burda ben oraya kayıt oliyim ırda birileri varmı ? konuşcak eğlencek birşeyler yapcak

Yorumu gönderen: Bahar , 24.09.2015, 18:48 (UTC):
Forumda çok hoş arkadaşlar var. Kaydol bence. Kaç yaşındasın?



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:


=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=