Ana Sayfa Hakkında Forum Ziyaretçi Defteri Facebook Twitter Instagram İletişim

Şeker Kız Candy

Sofia'nın Dünyası

Siteye Eklenme Tarihi: 02.10.2015

SOFIA'NIN DÜNYASI

BÖLÜM 1: KÖTÜ BİR GÜN


3 Ocak 1936

    Havanın o dehşet verici yağmuru her dakika daha da artıyordu. Küçük Sofia yatağının içine girmiş, kedisi olan Bonny’e sarılıyordu. Şimşekler çaktığında Sofia çığlık atarak ağlamaya başladı. O sırada şaşkın bir ifadeyle annesi olan Candy Sofia'nın yanına doğru geldi ve Sofia'ya sarıldı, ardından biricik kızını uyutmaya çalıştı. Sofia kısa sürede uyuyakalmıştı. Normalde uyuması daha geç sürebiliyordu. Sofia'nın babası olan Terrius ise İspanya'da oyunculuk yapıyordu. Birkaç ay çalışıyor, birkaç ay ise ailesinin yanına geri dönüyordu.

Ertesi Sabah

    - Bayan Candy orada mısınız?

    - Evet, geliyorum şimdi.

    - Size kocanızdan bir mektup getirdim.

    - Teşekkürler.

    - Ne demek efendim.

    Candy evine girip kanepesine oturdu ve mektubu açtı. Mektubu neşeyle okuyordu.

    “Candy benim çilli tarzanım,

    Seni ve kızımı çok özledim, sizleri çok seviyorum. Sofia ile birlikte İspanya'ya gelir misin? Birkaç gün kaldıktan sonra tekrardan evimize döneceğiz. İspanya'daki son oyunumu sizlerin de izlemesini istiyorum. Sizi en kısa sürede bekliyorum... Sizi daima seveceğim...

Biricik eşim Candy'ye”

    - Sofia acele et kahvaltını bitirip eşyalarını hazırlamaya başla olur mu?

   - Anne ne oldu? Nereye gidiyoruz? Bugün kütüphane kulübümüzün otuzuncu günüydü. Ve tam bir ay olmuştu. Kutlama yapacaktık hâlbuki…

    - Biliyorum kızım ama babanın İspanya'daki son oyununa gidiyoruz. Yoksa gelmek istemiyor musun?

    - Bilmiyorum anne.

    - Gelmek zorunda değilsin. Patty teyzenlerde kalabilirsin. Ama baban gelmeni çok istiyor.

    - Tamam öyleyse babamı kıramam, geliyorum. Bulaşıkları ben yıkarım anneciğim.

    - Yok bir dahaki sefere sen yıkarsın. Sen öncelikle yanına birkaç elbise al ve bavulunu hazırla tamam mı?

    - Tamam anneciğim.

    Sofia bavulunu hazırlamaya çalıştığında kafası dışarıdaki göle takıldı. Orada en güzel zamanlarını Emily ile geçirmişti. Emily'yi çok seviyordu. Onunla bebeklikten beri arkadaştı. Her şeyini paylaşır, her şeyi birlikte yaparlardı. Bavul hazırlığı bittiğinde Sofia arkadaşlarına haber vermeden gideceği için bir not bırakıp evin kapısına yapıştırmaya karar vermişti.

    “Sevgili arkadaşlarım,

    Babamın İspanya'daki son tiyatrosuna gidiyorum. Ben geldikten sonra kutlamayı yaparsak çok sevinirim. Sizleri özleyeceğim canım arkadaşlarım benim. Emily kitabını bitirdim, bahçedeki merdivene bıraktım alman için.

En iyi arkadaşınız Sofia”

    Sofia bavulunu alıp annesinin yanına indiğinde annesi kedisini yanına alamayacağını söyledi. Ama Sofia annesinin lafına karşı gelmişti, kedisini bavula koyuvermişti çünkü. Evlerinin kapısını kilitleyip çıktıklarında Sofia evin kapısına yazdığı notu yapıştırdı ve bir at arabasına binip hava limanına gitmeye başladılar...

    Uçağa bindiklerinde Sofia'nın bavulundan miyavlama sesi geldi. Annesi Sofia'ya kızarak baktı ve ardından Sofia annesinden özür diledi. Annesi ise “Özür dileme çünkü ben de Kurin'i getirdim.” dedi. Uçağın hostesi kemerleri bağlamayı gösterirken Sofia kemerini takmayı tam beceremedi. Annesi kemerini takmasına yardım etti, ardından tüm yolcular kemerini taktığında uçak kalkmaya başladı. Uçak gitgide daha da yükseliyordu. Sofia annesine bakarak bir şey duyduğunu söyledi. Annesi ise Sofia'ya bakarak şöyle cevap verdi:

    - Kızım ben hiç bir şey duyma…

    Sofia'nın annesi tam lafını bitirecekken uçak birden yere doğru alçalıverdi. Ve tüm yolcular çığlıklar içinde bağırmaya başladı. Sofia'nın yanındaki pencere aniden kırılıverdi. Tam annesinin elini tutacakken pencere kısmı aniden parçalandı ve Sofia'nın emniyet kemeri de yerinden çıkıverdi. Rüzgârdan Sofia aşağıya denize doğru düşüverdi. Annesi çıldırıvermişti birden. Annesi ardından etrafa bakındı ve bir paraşüt gördü. Paraşütü hızlıca aldı ve giyerek aşağıya doğru gözü kapalı bir şekilde atlayıverdi.

Birkaç Saat Sonra

    - Kızın kafası kanıyor. Onu uçaktan düşerken gördük. O ölecek mi?

    - Ölüp öleceğini bilmiyoruz. Şu anda yaşıyor. Siz burada bekleyin. Küçük kızın hemen röntgenini çektirip ameliyata alın hemen!

    - Peki efendim.

    - Sizler küçük kızın yakını mısınız?

    - Hayır dedik ya, sadece onu düşerken gördük. Anlamıyor musun bizi?

    - Lütfen düzgün konuşun. Kız muhtemelen uçaktan düştü. O zaman uçak kaza yaptı ve bir yere düştü.

    - Biz ne uçak gördük ne de başka bir şey.

    - Hımm. Anlıyorum...     

    - Efendim, kızın röntgenini çektik. Kızın beyninde kanama var, bunu hemen durdurmalıyız. Aksi takdirde ölebilir… Ve ya hafıza kaybı yaşayabilir.

    - O zaman ne bekliyorsunuz? Hemen ameliyata hemen!

    - Peki efendim.


    Broadway Gazetesi

    4 Ocak 1936

    Terrius Graham Grandchester'ın karısı olan Candy White Grandchester ve kızı Sofia Grandchester İspanya’ya seyahat ederken uçakları arıza yaparak kaza geçirdiler. Ama sadece kızları olan Sofia bulundu. Annesi Candy White Grandchester'dan ise hiçbir haber yok...
                                                                                                                                         
                                                                                                                                         Yazar
                                                                                                                                      "Batuhan"


"II. BÖLÜM"ü okumak için tıklayın...





Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: candy, 02.10.2015, 21:21 (UTC):
Sakın ha Candy'e bişey yapma!! Bu lady ladynin konusu değil mi biraz farklı ama hadi bakalım tebrikler

Yorumu gönderen: Batu, 03.10.2015, 08:31 (UTC):
Sadece onda annesi araba kazasında ölüyordu ona benziyor tek . Artık hbilemeyiz ölüyomu ölmüyomu

Yorumu gönderen: candy, 03.10.2015, 13:06 (UTC):
ooof amaaa

Yorumu gönderen: Batu, 05.10.2015, 12:36 (UTC):
Bahar abla ve diğerleri okumadı galiba :-

Yorumu gönderen: Bahar , 06.10.2015, 12:40 (UTC):
Batu okudum
Malesef pek bakmamıştım öykülere...
Şimdi iki yeni öykün mü var. İkisini de devam ettirecek misin?
Tam bir macera öyküsü olmuş, güzel.
Uçak yerine gemi olsaydı daha iyi olurmuş gibi geldi. Çünkü o dönemde daha çok savaş uçakları vardı. Tren yeniydi ama gemi en eski olanı.
Güzel Batu. İki hikaye birden yazdığın için tebrik ederim

Yorumu gönderen: Batu, 06.10.2015, 14:39 (UTC):
Çok teşekkür ederim . türü zaten aşk dram macera dostluk cinayet

Yorumu gönderen: Nilsu, 20.11.2015, 19:01 (UTC):
İsmimi yazmaya üşendim Çok iyi cinayet varsa bende varım *-*

Yorumu gönderen: WinxCluBelievix, 03.04.2016, 09:58 (UTC):
Tebrikler Batuhan.Umarım Candy'e bir şey olmaz

Yorumu gönderen: Batuhan , 04.04.2016, 13:49 (UTC):
Çok teşekkür ederim



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:


=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=