Ana Sayfa Hakkında Forum Ziyaretçi Defteri Facebook Twitter Instagram İletişim

Şeker Kız Candy

İki Nergis - IX. Bölüm

Siteye Eklenme Tarihi: 05.02.2016


İKİ NERGİS


IX. BÖLÜM

    Terry sabahın ilk ışıklarıyla gözlerini açtı. Yatağından doğrulurken gözlerini ovuşturdu. O gece ilk defa huzur içinde uyumuştu. Annesinin kokusunu hissederek.

    Yatağından çıktı. İlk iş olarak Michael'a bakmalıydı. Bu serserinin kim olduğundan emin değildi, ama sözlerini düşününce kesinlikle Candy'nin geçmişiyle bağlantılı biriydi. Onu konuşturtmalıydı. Yüzünü yıkadıktan sonra aşağı indi. Önceki gece Michael'ı yatırdıkları sedir boştu. Terry etrafına bakındıysa da Michael çoktan gitmişti.

    Mutfaktan gelen kokular üzerine adımlarını hızlandırdı. Annesi mutfaktaydı. Ocağın başında bir eliyle tavayı, diğer eliyle kaşığı tutuyordu. Terry'yi fark edince gülümsedi.

    - Günaydın, Terry.

    Terry cevap vermekle vermemek arasında kaldıysa da her zaman yapmak istediği şeyi yaptı.

    - Günaydın, anne.

***

    - Sorun ne, Candy? Kahvaltına dokunmamışsın bile!

    Patty ve Annie şaşkın şaşkın ona bakıyorlardı. Candy elbette kahvaltıda olduğunu bile yeni fark ediyordu.

    - Ah, şey, gece uykumu pek iyi alamadım da!

    Elisa kıkırdadı.

    - Uykunu alamamış olsan bile yemeğin tamamını yemeni beklerdim Candy! Ne de olsa sana da bu yakışır!

    Candy göz kırptı.

    - Elbette, bu yüzden şimdi hepsini yiyeceğim!

    Lokmalar boğazından zar zor geçiyordu. Terry ve annesi ne yapmıştı? Çok mu ağır konuşmuştu? Hayır. Gerçekleri söylemişti yalnızca. Terry'nin yalnızlığına son vermeliydi. Kendisinin tadamadığı anne sevgisini, o tatmalıydı. Ve Michael... O kimdi? Candy çatalını bıraktı. Yüzünü ellerinin içine aldı ve masaya yaslandı. Michael'ın yüzü... Her şeyiyle Anthony'den tamamen farklıydı. Siyah saçları, kestane rengi gözleri vardı. Elmacık kemikleri belirgindi, keskin yüz hatları vardı. Anthony'den tamamen farklıydı.

    "Düşünmenin yararı yok Candy. Eninde sonunda öğreneceksin."

    Annie ve Patty'nin sohbetine yoğunlaşmayı denedi. Piknik, ha?

    - Göl kıyısında harika bir yer var! Ağaçların altında, gölgelik, her taraf çiçek dolu. Stear ve Archie de gelmeli. Çok eğleniriz.

    - İyi fikir Annie!

    Candy gülümsedi. Hepsi birlikte çok iyi vakit geçirebilirdi. Fakat bu piknikten önce öğrenmesi gereken birkaç şey vardı. Yoksa pikniğin tadını çıkaramazdı. Fakat malikâneye gitmeye çekiniyordu. "Gitmesem daha iyi. Gitmemeliyim."

    Annie, yemekhaneye gidip görevliden birkaç sandviç rica etti. Görevli, bu kibar kızı kırmayarak lezzetli sandviçler hazırladı. Üçü de sevinçten uçuyordu. Sandviçleri piknik sepetine koydular.

    Archie ve Stear onları kilisenin dışında bekliyorlardı. Archie sitem etti.

    - Nerede kaldınız! Ağaç olduk burada!

    Annie kıkırdadı ve sepetini açarak ganimetleri gösterdi. Stear güldü.

    - Şimdi anlaşıldı sebebi. Hadi gidelim. Bugün harika bir gün olacak!

    Piknik alanı, kiliseyi görmeyen ağaçlar içinde kalmış şirin bir mekândı. Gölün hemen yanındaydı. Candy ağacın gölgesine piknik örtüsünü serdi. Bir süre getirdikleri topla oynadılar, kahkahaları çok uzaktan bile duyuluyordu. Yorulunca oturdular ve sandviçlerini çıkardılar.

    - Aah bunlar nefis olmuş!

    - Sana her şey lezzetli geliyor Stear!

    - Abartma ama!

    Candy sandviçini bırakıp eteğini çekiştirdi ve hayıflandı.

    - Çok kilo almışım baksanıza! Biraz az yesem iyi olacak.

    Stear hevesle onun yemeğine uzandı.

    - Sen kilo alma Candy, ben seninkini yerim.

    Candy kıkırdadı.

    - İmkânı yok! Belki bir ara zayıflarım.

    Beşi de güldü. Patty heyecanla:

    - Yemekten sonra saklambaç oynamaya ne dersiniz? Burada çok iyi saklanabiliriz!

    - Harika bir fikir!

    - Enerjimizi atmış oluruz!

    - Evet evet, oynayalım!

    Yemeklerini hızlıca bitirdiler. İlk ebe Candy oldu, sonraki ebe Archie.

    - Sayıyorum! 1, 2, 3, 4, 5...

  Candy gülmesini bastırarak koştu. Ağaçların arasına girdi, uzaklaştı. Archie'nin sesi artık gelmiyordu.

    - Bulamayacak!

    Durdu, nefesini düzene sokmaya çalıştı. Bir ağaca yaslandı, beklemeye başladı.

   Dakikalar hızla ilerliyordu. Gelen giden yoktu. Candy sıkılmaya başlamıştı. "Bu çok garip... Neden hâlâ kimse gelmedi?" Saklandığı yerden çıktı, yavaş adımlarla ilerlerken birinin tedbirli bir şekilde yaklaştığını hissetti. Ne taraftan olduğunu anlayamadı ama ürkmüştü. Yavaşça seslendi:

    -Archie? Stear?

    Bekledi, ayak sesi yoktu. "Belki de yanlış duymuşumdur." diyerek arkasını döndü. Tam o anda birinin hızla yerinden fırladığını, ona doğru koştuğunu duydu, arkasını bile dönemeden aynı kişi Candy'nin üstüne atladı, elindeki şeyle ağzını sımsıkı kapattı. Candy dehşete düşmüştü, nefes alamıyordu. Çırpındı, lakin kendisini tutan kollar çok güçlüydü. Mendilden yayılan kokuyla birlikte, yardım dileyerek gökyüzüne bakan umutsuz gözleri kapanmaya başladı. En sonunda, o kişinin kollarına yığıldı.

***

    - Candy'yi hâlâ bulamadınız mı?

    - Hiçbir yerde yok!

   Patty ağacın kenarına çömeldi. Başını ellerinin arasına aldı, gözleri beyazının içinde ufacık kalmıştı.

    - Benim suçum! Saklambaç oynayalım diyen bendim... Candy bir garipti zaten, kesin başına bir şey geldi!

    Stear eğilip Patty'yi kendine çekti.

    - Saçmalama! O iyidir, onu bilirsin. Kendine bir eğlence bulmuştur.

    Bunu söylese de o da tedirgindi. Herkes tedirgindi. Hava kararmıştı, Candy hâlâ ortada yoktu.

    Ayak sesleri duyulunca dördü de sesin geldiği yöne baktı. Fakat ağaçların arasından görünen Terry idi.

    - Candy nerede? Onu hiçbir yerde bulamıyorum.

    Annie son umudunun da boş olduğunu görünce titredi. Terry'ye doğru yürüdü.

    - Biz... Saklambaç oynuyorduk... Candy de saklandı... Ama... Saatlerdir ortada yok!

    Terry'nin gözleri büyüdü.

    - Onu yalnız mı bıraktınız?! Bunu nasıl yaparsınız!

    Herkes şaşırmıştı. Archie nedenini sordu. Terry elini alnına götürdü, kaşları çatılmıştı. Sayıklar gibi;

    - Michael... Ona bir şey yapmış olabilir...

    Kafasını kaldırdı ve bağırdı.

    - Onu hemen bulmalıyız!

    Ardından hızla oradan uzaklaştı. Geride kalanlar korkuyla birbirlerine baktılar. Archie şaşkın şaşkın:

    - Michael... Geçen gün Candy'nin yanına gelen çocuk, değil mi?

    Stear onayladı.

    - Archie, içimde onunla ilgili kötü bir his var. Onu daha önceden gördüğüme eminim.

    - İnanır mısın, ben de.

    İkisi bir anda başlarını kaldırıp birbirlerine baktılar.

    - Yoksa o?..

    Annie ve Patty korkmuşlardı.

    - Söylesenize, kim bu Michael?!

    Archie gözlerini sımsıkı kapattı.

    - Candy'yi hemen bulmalıyız, çok geç olmadan.

***

    Candy acıyla kıvranıyordu. Bu da neydi böyle? Sanki üzerinden tır geçmişti. Ellerini ve ayaklarını hareket ettiremiyordu. Hafızası bulanıktı, sağlıklı düşünemiyordu. Gözlerini zorlayarak açtı.

   Gördüğü ilk şey karanlıktı. Daha sonra birkaç metre ilerisindeki şömineyi ve yanında dikilen karaltıyı fark etti. O kadar bitkindi ki, gözleri bulanık görüyordu.

    Zar zor bir kelime söyleyebildi.

    - Terry?..

   Karaltı ayağa kalktı, ona doğru ilerledi. İlk başta Terry'ye benzettiği kişinin, yakınlaştıkça Michael olduğunu anladı. Gülüyordu Michael.

  Candy'nin bilinci aniden açıldı. Arkasından saldıran kişi Michael olmalıydı. Peki neredeydi? Tamamen simsiyah bir oda, bir mahzen mi? El ve ayakları zincire vurulmuştu. Kol ve bacakları çürük doluydu, ağrıların sebebi belliydi. Korkuyla Michael'a baktı.

    - Mi, Michael, bunu neden yapıyorsun?

    Michael kıkırdadı. Şöminedeki ateşin kıvılcımları, gözlerinde oynaşıyordu. Arkasını döndü, sağ tarafından uzun ince bir demir çubuk aldı.

    - Bilirsin, yaptıklarının bedelini ödemen gerekiyor.

    - Yaptıklarım?..

    Michael çubuğu yokladıktan sonra ateşin içine tuttu.

    - Evet Candy, yaptıkların. Sanılanın aksine, sen masum bir prenses değilsin.

    Birkaç dakika sonra çubuğu ateşin içinden çıkardı. Çubuğun ucu kızarmıştı. Michael Candy'ye yaklaşırken çubuğu öne uzattı.

    - Sen vefasız bir küçük kızsın Candy.

    Çubuğun sıcak kısmını, Candy'nin dehşet dolu bakışları arasında boynuna uzattı. Arada yalnızca birkaç santimetre vardı.

    Michael zevkten dört köşe olmuştu, öyle ki ağzından beyaz köpükler geliyordu. Çubuk, Candy'nin tenine temas etmeden önce, delirmiş gibi bağırdı.

    - Yaptıklarının cezasını çekeceksin!

    Candy'nin acı dolu çığlığı, boş mahzende yankılandı.

Devam edecek...


                                                                                                                                     Yazar
                                                                                                                            "Terry-Candy<3"






Bu sayfa hakkındaki son yorum:
Yorumu gönderen::04.02.2016, 22:12 (UTC)
sekerkizcandyweb
sekerkizcandyweb
Kapalı

Her zamanki gibi çok güzeldi. Hikayelerini okumak bana büyük keyif veriyor. Ama ben bu Michael'i hiç sevmedim. Nereden çıktı ki sanki? Hâlâ gizemini koruyor. Bir dahaki bölümü büyük bir merakla bekliyorum. O bölümde öğreneceğiz sanırım kim olduğunu. Umarım Candy'nin canını yakmamıştır.

Yorumu gönderen: Bahar , 05.02.2016, 06:03 (UTC):
Çok güzel, tebrik ederim. Gözümün önünde canlandı herşey. Korku filmi izler gibi oldum. Bu psikopat tam psikopat yani . Çok korkunç. Terry'nin bir kahramanlık yapacağı kesin. Umarım geç kakmaz. Çok merak ediyorum. Ellerine sağlık. Devamını geciktirme

Yorumu gönderen: Ebrar, 05.02.2016, 13:00 (UTC):
Michael önceki bölümde yoktu sanki.Yada ben yanlış hatırlıyorum. Umarım Candy'e birşey olmaz. Olsa bile Terry hemen onlara haddini bildirir Güzel olmuş devamını bekliyorum

Yorumu gönderen: Bahar , 06.02.2016, 04:52 (UTC):
Çok keyifliydi hem senin hem Ebrar 'ın hikayesini okumak

Yorumu gönderen: Bahar , 06.02.2016, 10:09 (UTC):
Linkini paylaştığın linke de baktım. Ben de Terry olma ihtimalini daha yüksek görüyorum. Üvey baba ile evlenmek de ne demek
Bence o kişi kesinlikle Terry.

Yorumu gönderen: Terry-Candy<3, 06.02.2016, 10:47 (UTC):
Hepinize çok teşekkür ederim

Yorumu gönderen: candy, 06.02.2016, 19:25 (UTC):
Çok güzeldi umarım Candy'e birşey olmaz.Dediğim gibi Michael'den nefret ediyorum.Ama hikayeni okumak çok zevkli.Olaylar her zaman gözümde canlanıyor.Candy'nin hissettiği dehşet ve korku hissine ben de kapıldım.Tebrikler

Yorumu gönderen: Ebrar, 06.02.2016, 21:18 (UTC):
Ya o nergis resmini nerden buldun ne kadar iç açıcı

Yorumu gönderen: ilknur, 15.02.2016, 01:46 (UTC):
tam da en heyecanlı yerinde yapılır mı bu yaaaa ((((((((((

Yorumu gönderen: Terry-Candy<3, 28.02.2016, 12:50 (UTC):
İlknur sayende başkalarının da okuduğunu öğrendim çok mutlu oldum Ebrar resmi Sibel abla bulmuştu

Yorumu gönderen: Candy candy hayranı , 02.03.2016, 20:18 (UTC):
Terry-Candy<3 hayattasın dimi . İnşâallah diyeyim. Aslında bu öyküler sayesinde sitede daimi olanların bir sayfası olmuş oluyor. Güzel bir durum

Yorumu gönderen: Anes, 01.04.2018, 11:08 (UTC):
Devamı gelmeyecek galiba?



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:


=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=