Ana Sayfa Hakkında Forum Ziyaretçi Defteri Facebook Twitter Instagram İletişim

Şeker Kız Candy

Mektuplar



Bu bölümde Terry'nin Candy'e yazdığı mektupları ve bıraktığı notları bulacaksınız.
Bunlar çok özel mektuplar ancak ben Terry ve Candy'nin iznini alarak
bunları sizler için yayımlıyorum. 

Keyifli okumalar! 


 
Candy...
Okulu bırakıp Amerika'ya gitmeye karar verdim. Yapmak istediğim çok önemli bir şey var. Nerede olursam olayım, hep senin mutlu olmanı dileyeceğim...

Terry

(49. bölümden...)


Candy...
Hastanenin girişinde bekledim ancak seni görmeyi başaramadım. Gerçekten Chicago'da mısın? 12 treniyle ayrılıyorum. Seni çok özledim...

Terry

(80. bölümden...)


Sevgili Candy...
Şu anda Mississippi kıyısında St. Louis kentinde bir gösteri turundayım. Gazeteciler bana Charlie'den bahsettiler. Charlie benim için önemli biri. Yıllar önce bana çok yardımı dokunmuştur. Her ne hata yaparsa yapsın, ben hala onun iyi bir delikanlı olduğuna inanıyorum. İkinizin bir araya gelmesi gerçekten çok iyi olmuş. Lütfen gönderdiğim çeki bozdurup onun için birşeyler yap. Ama sakın Charlie'ye bundan bahsetme. Yoksa asla kabul etmez.
Seni çok özledim... Bu aralar çok yoğun çalışıyoruz, seni görmeye gelsem bile bu yoğunlukta o kadar dar vakit bana yetmez. Geçen sefer görüşemediğimiz için nasıl üzüldüm anlatamam...
Eğer para artarsa, Charlie'ye çilekli içeceklerden al olur mu? Çilekli içeceklere bayılır çünkü...

Terry

(82. bölümden...)


...
Candy,
Bir sonraki oyuna hazırlanıyorum. Eğer bu rolü ben alırsam, seni Broadway'e davet edeceğim. İhtiyacın olduğunda izin başvurusunda bulunabilmen için çok çalışman gerekiyor. Tamam mı Çilli Melek?
  

Terry

(87. bölümden...)


...
Candy,
Seni Broadway'e davet etmeyi öyle çok istiyorum ki, Romeo'yu oynarken beni izlemeni istiyorum. Bu eğlence dünyasındaki ilk adımım...
           

Terry

(88. bölümden...)


Candy...
Sen nasıl bir kızsın böyle? Sen Bay Albert'la yaşıyorsun. Sebebi ne olursa olsun seni asla affedemem!
Sadece şakaydı! Elbette, eğer başkası olsaydı seni affedemezdim. Ama bu Bay Albert! Bu yüzden benim için sorun değil. Sen şimdi hafızasını kaybettiği için Bay Albert'la ilgilenirken çok zorlanıyorsundur. Eğer mümkün olsaydı, bu sorumluluğu seninle paylaşmak isterdim. Ama gösteri yakında başlayacak, bu yüzden buradan ayrılmam çok zor. Beni gösteride izlemen için seni buraya  davet edeceğim...
                                                                                               
Terry
                                                                                          
(90. bölümden...)

 
Candy...
Madem Bay Albert günden güne iyileşiyor o halde sen de rahatlıkla buraya gelebilirsin. Her şeyi arkanda bırak. Tıpkı Saint Paul Akademisi'nde olduğumuz eski günlerdeki Romeo ve Juliet gibi...
                           
                                                                                                 
Terry
                                                                                          
(96. bölümden...)


Bu bölümde de; Şeker Kız Candy'nin yazarı Kyoko Mizuki'nin 1978'de yayımlamış olduğu animenin devamı olan 3 ciltlik eserin 3. cildinde yer alan Candy, Terry ve Susanna'ya ait mektupları okuyabilirsiniz...
(Bu kısım www.candynindunyasi.com sitesinden alıntıdır.)


 
Susanna'nın mektubu:

Sevgili Candy,

Umarım iyisindir. New York' u terketme şeklin beni çok üzdü. Artık Terry'nin kalbinin nerede olduğunu biliyorum. Benim yapmam gereken tek şey onun beni bir gün sevmesini beklemek. Artık hiç yürüyemiyorum ve bugün Terry'nin benim hayatım ve ruhum olduğunu fark ettim. eğer yapmam gereken buysa, her zaman onun yanında bekleyeceğim. Onu o kadar çok seviyorum ki! Her zaman ona bakmak için onun yanında olacağım.
 
                                                                                                     Susanna

Candy'nin Susanna'ya cevabı:

 
Sevgili Susanna,

Ben iyiyim, ancak sana itiraf etmeliyim ki beni Chicago Oteli'ni terk etmek zorunda bıraktığında senden nefret etmiştim. O anda Terry'yi senin onu sevdiğinden daha çok sevdiğime inanıyordum. Sonra, New York'a gittiğimde başına gelen kazayı, bacağınla birlikte hayalini de kaybettiğini, sonra da ben ve Terry için intihar etmeye kalkıştığını öğrendiğimde, onu bütün kalbinle sevdiğini anladım. Bunun üzerine yapmam gerekenin ne olduğunu anlamış oldum...

Sonra, Terry'nin trupu terkettiğini öğrendiğimde, aslında sizin ikinizin sorunları olduğunu, benim olmadığını anladım.

Bana yolladığın tek mektubu tutuyorum, onu tekrar tekrar okuyorum.

Bazen resmini dergilerde görüyorum, gülümsüyorsun ve artık doğru kararı aldığımı biliyorum. Terry'ye çok iyi bak, onun büyük bir aktör olduğunu görmek beni mutlu ediyor. O artık gecmişimin bir parçası ve ben arkama bakmıyorum.

Biliyorum ki bir gün üçümüz bir araya geleceğiz, belki de yaşlandığımızda ve şimdiki halimize güleceğiz.

Terry'ye çok iyi bak.

                                                                                                          Candy
 
 

Candy'nin Terry'ye mektubu:
(Candy bu mektubu yazmış ancak Terry'e göndermemiştir.)

 
Sevgili Terry,

Biraz önce Hamlet oyununla ilgili bir makale okudum; çok candan karşılandığını söylüyordu. Bunu okuduğuma gerçekten memnun oldum. Başarın için tebrikler! Hep bu günün geri geleceğine inandım.

Sanki oradaymışım gibi durmayan alkış tufanını duyabiliyordum. Ve seni beyaz kostümünün içinde, güler yüzünle, yapılan çağırışlara cevap verirken görebiliyordum.

Bayan Pony ve Rahibe Maria hayatları boyunca gördükleri en iyi Hamlet'in sen olduğunu söylediler. Gazetede resmini gördüklerinde büyülenmişlerdi ve ergenlik çağındaki genç kızlar gibi heyecandan çığırışıyorlardı.

Pony'nin evine bir defa geldiğin doğru, öyle değil mi Terry? O sırada ben de evime geri dönmek için yoldaydım. Zaman acımasızca akıyor. Küçük bir mola vermiş olsaydım, seni görebilirdim. Pony'nin evi hayal ettiğin gibi miydi? Çok küçüktü, öyle değil mi? Sadece seni, yalnız başına, Pony'nin evinin önünde dururken hayal edebiliyorum. O karlı günde oraya gelmiştin, ben orada olmadığım halde. Halbuki ben seni bulmak için Amerika'ya dönüyordum. Sonra, seni bir gün yeniden görebilme hayaliyle hemşirelik okumaya başladım.

"Çok arzulayarak yapmak istediğim bir şey var" demiştin bana Saint Paul okulundayken. Döndüğünde hayatımda neler yapmış olduğumu görmeni istedim. Bir gün seni yeniden göreceğime inanıyordum. Gazetenin bir köşesinde bulunan o makaleyi fark ettiğimde kalbim mutluluktan havaya uçtu. Terrence Graham... Sonunda Terrence G. Grandchester'daki G'nin Graham anlamına geldiğini keşfetmiştim. G' nin Goril anlamına geldiğini sanıyordum! Ve öğrendim ki annen Eleanor Baker senin adının Graham olmasını istemiş!

İngiltere'yi terk etmekle Grandchester adını bırakmış olduğunu öğrendiğimde çok heyecanlandım. Bu konudaki kararlılılığını anlamış oldum. Zaten Broadway'dekilerin amacı yeni ve yetenekli aktörler bulmaktır. Senin yeteneğini hemen farketmişler.

Ne zaman senin hakkındaki haberleri okusam, bunları seninle birlikte yaşadığımı hayal ediyordum. Stratford topluluğuyla Chicago'da tiyatro oyunu sergileyeceğini öğrendiğimde ne kadar sevindiğimi tahmin bile edemezsin. O an henüz benim de Amerika'da bulunduğumu bilmiyordun ve bence beni birden karşında görmek senin için büyük bir sürpriz olacaktı. Maalesef oyunu sadece davetiye alanlar izleyebiliyordu. Sadece bir hemşire olarak benim de davet edilmem için hiçbir sebep yoktu. Neyse ki tam umudumu kaybedeceğim sırada, tamamen şans eseri, Archie ve Stear benim için bir bilet buldular. Buna rağmen o gün benim günüm değildi. O gün nöbetçi hemşire bendim ve de kimse yerime bakmak istemedi. Ama ne olursa olsun senin oyununu görmeliydim ve böylece tiyatroya gitmek için gizlice işimi bıraktım. Bildiğin gibi duvara tırmanmakta çok yetenekliyimdir. Ancak iştede bir sorumluluğum vardı. Saint Paul zamanındakinden farklıydı. Gece geç vakitte, hemşirelik okulundaki şefim olan Flanny'den çok kötü azar işittim.

Diğer seyircilerin arasında otururken, Elisa'nin çıkarttığı sorunlar nedeniyle senin oynadığını görememek beni hayal kırıklığına uğrattı. Bununla beraber, seni tiyatronun üst bölümünden görebildim. Muhteşem bir Fransa kralıydın... Oyunun adını "Kral Lear" yerine "Küçük Fransa Kralı" koymaları gerektiğini düşündüm. Berrak ve güçlü sesinin sahneye taşınmasını izledim. Ve senin ışıklandırmaların altındaki nazik davranışını gördüm. Yansıman gözyaşlarımdaydı.

Şöhretin şaşırtıcıydı. O an sana, kalabalık hayranlarının arasında duran sana hayran kaldım. Bütün gücümle "Terryyyy!" diye sesleniyordum, ama işe yaramazca gürültüde kayboluyordu.

Kalabalık izleyiciler tarafından sürüklenirken, seni ve Susanna'yı arabaya binerken gördüm. Tekrar düşündüğümde, bunun gelecek ayrılığımızı önceden bildirdiğini düşünüyorum. Çoğu kez karşılaştık ve sürekli birbirimize yetişemedik, Pony'nin evinde, tiyatroda ve Chicago'daki otelde olduğu gibi. Kaldığın otele geldiğimde, Terry, beni hastanenin önünde beklemekteydin, öyle değil mi? Of, bunu önceden bilebilmeyi öyle çok isterdim ki... Sen oradayken, ben Susanna tarafından geri gönderildim ve seni görememek benim için öyle büyük bir hayal kırıklığıydı ki, gün ağırana kadar, ruhsuz bir şekilde sokaklarda dolandım. Kendi kendime "Terry, acaba beni çoktan unutmuş musundur?.. Hayır, bu mümkün değil" diye mırıldanıyordum.

Stear daha sonradan bana Chicago belediye başkanı tarafından düzenlenen tiyatro oyunun ardından verilen resepsiyona katılacağını söyledi ve sana da benim Amerika'ya döndüğümü söylemiş. Bunu duyduğuna şaşırmış olmalısın. Yüzündeki şaşkın ifadeyi görmek isterdim, ancak orada değildim ve bunu kaçırdım. Benim de Chicago'da bulunduğumu öğrendiğinde, seninle konuşmaya çalışan diğer davetlileri umursamayıp, hiç vakit kaybetmeden resepsiyonu terk ettiğini duyduğumda mutluluktan havalara uçtum. Of gerçekten, eğer biraz daha şansımız olsaydı defalarca o gece birbirimizi görebilirdik. Ama sonuçta, seni uzaktan olsun görebilmek ve iyi olduğunu bilmek bile beni çok mutlu etti.

Hemen ardından, ertesi gün öğlen vakti, bekçiden mesajını aldım. Hemen gara koştum, ancak ben gelirken senin trenin çoktan gitmişti! Böylece, kırlara doğru koştum çünkü hiç olmazsa senin bulunduğunu düşündüğüm treni görmek istiyordum. Ve seni, dış kapılardan birinin önünde ayakta dururken gördüm. Gözlerimiz bir an buluştu, hepsi bu... Ama ben bu şekilde de mutluydum.

Tatlı anılarımız devam ediyor, Terry.

Eğer olacakları bilseydim, sana daha sık yazardım. Senden daha fazla mektup almak isterdim. Ama artık çok geç, öyle değil mi?

Bu kısa buluşmalardan sonra, New York'a geldim. Bu yolculuğun senin ve benim için bir veda yolculuğu olmasını beklemiyordum. Senden Romeo ve Jüliet oyunu için gelen bileti, sade bir tren gidiş biletini aldığımda, seni uzun süre tekrar görebilmeyi bekleyişimin sonunda bu muhteşem hediyelerle ödüllendirildiğini düşündüm. Oh evet! Bütün kalbimle, günleri sayarak, bu günü beklemiştim. Özellikle bu oyunla, Romeo ve Jüliet'le ilgili özel bir anımız vardı. Sonunda Romeo'yu oynamana hayran kaldım.

Seni tekrardan New York'ta görebildiğimde, bu hayatımın en mutlu anı olmuştu çünkü o kadar uzun süredir birbirimizi görememiştik ki... Bu duyguyu hâlâ içimde saklıyorum. O anda kaygını, hatta moral bozukluğunu, iyice fark etmiştim. Ama o kadar mutluydum ki fazla büyütmedim. Artık Susanna trajedisinin düşüncelerini ne kadar meşgul ettiğini biliyorum. Sorunların varken seni sakinleştirmek için bir şey yapmamış olmaktan çok pişmanım. Bu yüzden o kadar üzgünüm ki...

Susanna'nın başına gelenden senin sorumlu olmadığını söyleyebilirim, ama doğru olan bir şey varsa o da seni gerçekten kanatlarının altına almış olması ve gerçekten senin için kendini feda etmiş olması.

Susanna'nın sana karşı olan derin hislerini fark ettiğimde sana hoşçakal demeye karar verdim Terry. Senin kederli olmana daha fazla dayanamıyordum. Ama en önemlisi, Susanna yalnız ve umutsuzken böyle devam edemezdik. Sana veda ettiğimde, beni kollarının arasında tutarken kulağıma: "Mutlu ol, yoksa seni affetmem!" dedin.

Teşekkürler Terry, şu an o kadar mutluyum ki... Hep bana iyi bakan arkadaşlarımı kaybettim. Ama paylaştığımız tatlı anıları hâlâ kalbimde saklıyorum. Yaslandığım göğüsünün sıcaklığını asla unutmayacağım.

Diğer yandan, ayrıldığımızdan beri Terry, sen hiç mutlu olmadın. Öyle kederliydin ki kendini bir türlü tamamen tiyatroya veremedin, bu yüzden truptan ayrıldın. Ne büyük bir hata Terry! Ama daha da önemlisi, sadece kendi acımı düşünerek aptallık ettim, ne kadar bencildim. Sanırım bir kış günü beni, seni bulduğum o seyyar tiyatroya götüren ilahi bir işaretti. Sendeleyip fır dönerek oynuyordun. Neredeyse sahneye, senin önüne atlayacak ve göğsüne yumruklar atıp "Kendine gel!" diye bağıracaktım. Bunu senin için yapmak istiyordum. Terry, o anda aklımdan geçeni duyabilir miydin? Oyunun ortasında sanki tutkuluydun. Bambaşka biriydin, coşkuyla oynuyordun. Gözyaşlarımı tutamadım. Kendi kendime "Bu sensin, benim tanıdığım asıl Terry'sin" diye mırıldandım. Annenin aynı anda topluluğun arasında bulunduğunu biliyor muydun? Daha sonra, Eleanor Baker, annen, beni gizlice çağırdı. Bana seni gizlice takip etmek için çekimi iptal ettiğini söyledi. Öyle iyi kalpliydi ki bana geçen gün Hamlet için davetiye gönderdi. Ona geri gönderdim. Henüz seni Broadway'de izleyecek cesaretim yok.

Terry, Pony'nin evine geri döndüm ve burada hemşire olarak çalışıyorum. Ayrıldığımızdan beri birçok şey oldu. Stear, hani şu komik bulduğun çocuk, gönüllü olarak Fransa'da hava ordusuna katıldı ve savaşta öldü. Peşpeşe arkadaşlarımı kaybetmiş olduğum için öyle üzgünüm ki... Bu "On Küçük Zenci" şarkısına benziyor. Yalnızca Albert hâlâ benimle. Bil bakalım, Terry! Beni evlat edinen William Amca oymuş. Bizi gerçekten kandırdı! İyi bir aktör olamaz mıydı sence de?

Aman Tanrım! Doldurduğum bu kadar sayfayı görmek beni çok şaşırttı. Bu mektubu sana göndermeyeceğim halde neden bu kadar yazdığımı merak ediyorum. Senin hakkındaki Hamlet makalesi yüzünden olmalı. Neredeyse tan vakti oldu. Dağlarda yankılanan kilise çanlarını duyabiliyorum.

Terry, lütfen Susanna'ya iyi bak. Seyyar trupu bırakıp Broadway'e geri geldiğinde onunla yapılan röportajı okudum. "Bayan Susanna, Terry'nin sizi terk etmiş olmasından ve yok olmasından korkuyor muydunuz?". "Hayır, bunu asla yapmadım. Ne yaparsa yapsın, ona güveniyorum." Bu makaleyi okuduğumda gözyaşları yanaklarımdan süzüldü. Susanna çok iyi bir kişi, senin gibi, Terry... O anda, ne kadar acı verici olursa olsun, benim yerime Susanna'yı seçtin. Hâlâ seni olduğun gibi beğeniyorum. Terry, Broadway buradan o kadar uzak ki, ama umarım her zaman Amerika'nın köyünden sana candan bağlı bir izleyicin olarak kalacağımı hatırlarsın. Lütfen, her zaman bil ki her sahnede oluşunda senin arkanda olacağım.
 
                                                                                        Bayan Çilli Tarzan

                                                                                  Not: Seni öyle çok sevdim ki...




Bu sayfa hakkındaki son yorum:
Yorumu gönderen: bells, 21.01.2012, 17:55 (UTC):
keske candy bu mektubu yollasaymıs olsaydıda birlesselerdi,su candy nin yazarıda hic duygusal degil ya da bizi üzmek hosuna gidiyor.

Yorumu gönderen: reyhan, 04.02.2012, 17:49 (UTC):
ahhh gerçektende büyük bir aşk çıkarsız tertemizz lütfenn sonunda kavuşsunlarrr

Yorumu gönderen: ebru, 03.05.2012, 16:22 (UTC):
bells gerçekten çok duygusuzmuş candy insanların mutluluğu için kendi mutluluklarından vazgeçti sonunda bir ödül almalıydı ve tabiki bu teryy olmalıydı.zaten stear ı da öldürdü ruhsuz adam..

Yorumu gönderen: dilek, 12.07.2012, 13:05 (UTC):
mangada gerçekten çok üzüldüm candy ve terry'nin hep bir gün kavuşacakları umuduyla izlemeye devam ettim fakat ayrıldıklarında kamyon çarpmışa döndüm çok kötü bitti çok kavuşmalılardı

Yorumu gönderen: melike, 10.08.2012, 20:48 (UTC):
nasıl mutlu sonla bitmez ahh terry

Yorumu gönderen: merve, 24.12.2012, 18:07 (UTC):
belki izlediklerimiz okuduklarimiz bir cizgi film evet bu dogru ama bizleri okdar cok etkiledi ki ben hala izlerken agliyorum o yuzden boyle bir cizgi dizi de mutlu son olmaliydi bizler bunu bekliyoruz ben olaylari yasamis gibi izliyorum keske mutlu son olsaydi ve terry ile birlesselerdi..

Yorumu gönderen: Ela, 14.02.2013, 09:39 (UTC):
Gercekten tum yorumlariniza katiliyorum. Bu kadar sacma bir son olamaz. Beni gunlerdir etkiledi ya bu aci son. Kamyon carpmisi da gecti:))))))) Yok ama ben kafamda Terry'le ikisini evlendiriyorum ve coluk cocuga karisiyorlar. Cok mutlu, huzurlu oluyorlar.

Yorumu gönderen: sima, 09.03.2013, 12:29 (UTC):
böyle son olamaz bu olmamalı ben filminde öyle bir ağladım öyle bir ağladım ki bir okyanus oluşturdum nerdeyse bu kitabı yazanı bi bulursam var ya

Yorumu gönderen: candy fanı, 14.03.2013, 13:41 (UTC):
Candynin Terry e göndermediği mektubun sonu o kadar acıklıydı ki ağlayasım geldi birden

Yorumu gönderen: Terry-Candy<3, 26.03.2013, 12:30 (UTC):
"candy fanı" sana katılıyorum. ayrıca arkadaşlar bunlar bir hayal ürünü olduğu için kafamızda istediğimiz gibi bitirebiliriz bunu unutmayın. bana göre eliza tuzak kurduktan sonra terry amerikaya gidecekken candy ona yetişiyor ve beraber gidiyorlar. susanna cadısıyla tanışmıyorlar ve bir kaç yıl içinde, yaşları tam olunca da evleniyorlar. eliza zeka özürlüsünün o iğrenç tuzağından sonra hiç acı yaşanmıyoor hayal sonuçta herkes istediğini düşünebilir. bana göre candy ve terry hiç ayrılmadılar. saint paul akademisindeki günleri bile değiştirdim. örneğin candy, terry ata bindiğinde merdivenlerden düştüğü zaman anthony yerine terry diye sayıklıyor. veya terry candyi öptüğünde candy tokat atmıyor sadece üzülüp heyecanlanıyor. kötü bir şey olmuyor bence herkes böyle güzel hayal etsin candy'mizz ve terry'miz acıyı haketmiyor

Yorumu gönderen: selinNnn, 16.04.2013, 12:30 (UTC):
büyüleci aşk candynın mektubu çok güzel 23 yasında olmama rağmen candy hala benm idolüm Terry ise hala benm ilk aşkım olarak kalacak

Yorumu gönderen: Terry-Candy<3, 31.05.2013, 17:37 (UTC):
Sonu gerçekten çok acıklı

Yorumu gönderen: büşra, 20.06.2013, 10:26 (UTC):
ay mektublar çok güzel keşke bitmeseydi yaaaaaaa offfffffff bayılıyorum bu çizgifilme

Yorumu gönderen: candice white adley, 31.07.2013, 20:45 (UTC):
Son mektubun özeti "Seni öyle çok sevdim ki..." cümlesi...

Yorumu gönderen: Terry-Candy<3, 07.08.2013, 21:43 (UTC):
Bence de...

Yorumu gönderen: ela, 20.11.2013, 07:18 (UTC):
ne kadar çirkin bir masal

Yorumu gönderen: damla, 21.11.2013, 14:00 (UTC):
Oyununu biraz sevdim . Güzel bir oyun yapmışsınız. Bu oyunu bazı kişiler çok oynayıp seviyorlar. Mesela benim annem ve komşularım size bu oyunu kurdunuz için teşekkürler. Sevgili o kişi


Yorumu gönderen: candy hayranlarından biri, 21.02.2014, 14:13 (UTC):
çok güzel bir mektup bu mektupta tek şuna yakınıyorum candy'nin mektubu göndermemesine...

Yorumu gönderen: bahar, 30.03.2014, 22:51 (UTC):
seni oyle çok sewdim ki...

Yorumu gönderen: sena, 13.04.2014, 10:31 (UTC):
bu mektubu gönderseydi belki o kadar çok şey değiecektiki SENİ ÖYLE ÇOK SEVDİM Kİİİİ!!!!

Yorumu gönderen: ilknur, 24.04.2014, 18:09 (UTC):
terrye bu mektubu gondermiş olsun 116.bölüm sevenler her zaman kavuşmalı;) susanna artık onu özgür bırakıp hayata bağlanır terry mektubu okur okumaz ponny nin evine gider baba ağacın orda düşünen candye sıkıca sarılır ve onu hiç bırakmaz her sabah candy terrye kahvaltı hazırlar ve çok mutlu olurlar

Yorumu gönderen: seher, 13.06.2014, 22:41 (UTC):
buda mı gol değil. diyesi geliyor insanın...

Yorumu gönderen: hilal, 28.06.2014, 18:48 (UTC):
candy mektupta farklı bir şey yazmamış ki terry okuyupta candye dönsün :-neyse yaaa ben çook mutsuzumm.sanki oayrılıkları ben yaşamışm gibi...terrye aşık olmamın sebebi candyi koruyup kolladığı için hatta suzannaya acıyıp kolladığı için aşığım...elimden gelse çizgi filmi devam ettirecem.yaa nolur devam etsin.

Yorumu gönderen: berna ayşe ilkbahar, 10.08.2014, 12:41 (UTC):
şeker kız candy nin 115 ten sonraki bölümlerini izlemek isteriz lütfen rica ediyoruz çok çok istiyoruz

Yorumu gönderen: Ayşe, 12.08.2014, 00:27 (UTC):
Hikayenin sonunda Candy hayatta en cok sevdigi kisi ile evleniyor 30lu yaslarinda yani Terry ile bu mektup pek cok seyi aciklliyor yazar boyle bitirmis hikayeyi " hayatta en sevdigi kisi ile evlenir"

Yorumu gönderen: candy hayranlarından biri, 11.03.2015, 19:08 (UTC):
romanın özeti ''SENİ ÖYLE ÇOK SEVDİMKİ!!!''

Yorumu gönderen: Ceyda, 14.03.2015, 10:00 (UTC):
Bence herkes bir mektup hazırlasın )))))))

Yorumu gönderen::28.04.2015, 17:51 (UTC)
sekerkizcandyweb
sekerkizcandyweb
Kapalı

"Ceyda" çok güzel fikir. Candy'ye, Terry'ye, Anthony'ye, Albert'e veya başka bir karaktere mektup yazmak isteyen olursa bana iletişim bölümünden göndersin. Ben de yeni bir sayfa açıp orada paylaşayım mektupları. Çok güzel olur...

Yorumu gönderen: candy, 10.05.2015, 12:19 (UTC):
Sibel Abla bu Terrye:
Merhaba Terry,
Şu Susannayı bırak! Candy yataklara düşecek hasretinden...
Tamam Susanna seni kurtardı ama Candy ne yaptı senin için bir düşün derim. Ama Bayan Çilli Tarzanı'nı ve bizleri üzmek istemiyorsan ne yapacağını biliyorsun...
Sibel Abla nasıl olmuş?Ben yazdım

Yorumu gönderen: candy, 10.05.2015, 15:55 (UTC):
Bu arada siteye alıştım ben gerek kalmadı

Yorumu gönderen::11.05.2015, 11:21 (UTC)
sekerkizcandyweb
sekerkizcandyweb
Kapalı

Çok güzel yazmışsın "candy".

Yorumu gönderen: candy, 11.05.2015, 11:30 (UTC):
Rica ederim

Yorumu gönderen: candy, 24.05.2015, 16:32 (UTC):
Albert'e

Merhaba Bay Albert,
Burda bazı gıcıklar var manevi kızınızla aşk meşk yaşıyomuşsunuz yok daha neler onlara birşey deseniz lütfen sizin ağzınızdan duyarlarsa belki inanırlar
Cevabınızı dört gözle bekliyorum
Sevgilerimle Candy

Yorumu gönderen: albert, 26.06.2015, 22:32 (UTC):
Asla böyle bişey yok tövbestağfurullah böyle düşünenleri kınıyorum
Şaka yaptım benim ben"candy" albertten cevap gelmeyeceğine göre ben de kendime cevap veririm

Yorumu gönderen: Candy candy hayranı , 08.08.2015, 09:15 (UTC):
Candy'nin mektubunun sonunda ağlayacak gibi oldum yeniden. Bu hikaye böyle bitmez! Yazar Candy ve Terry'i ayırdı ama kalpleri hala birbiri için... Albert diye tutturanlar bu mektubu okumamışlar demek ki...

Yorumu gönderen: Ferdi, 10.02.2016, 20:56 (UTC):
Peki bu en son cikan kitapta ne oluyor final kavusuyolarmi terry le

Yorumu gönderen: Batu, 23.10.2016, 12:46 (UTC):
bu mektuplar çok güzel. Hikaye yazınca yardımcı da oluyor.



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:


=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=